Kutsal Ruh İsa’nın avukatı

 

Biz Kutsal Ruh hakkında iyice öğrenmeliyiz. Bunun için ilk önce Kutsal Ruh hakkında İsa Mesih’in anlattıklarına kulak vermemiz lazım. Bugünlerde birçok insan Kutsal Ruh’u tanırsa da olur tanımazsada olur diye düşünüyor. Böyle kişiler ‘Kutsal Ruh armağanını alacaksınız’ (Elçilerin işleri 2:38) sözüne takılmış Kutsal Ruh’u almak konusunda çok pasif oluyorlar. Hediye almak güzel bir şey ama hediyeyi almasakta sorun yok. Eğer bir kişi bir şey vererek “Sen iyi çalıştığın için bunu sana veriyorum!” derse bu hediye değil, emeğinin karşılığıdır. Bazı insanlar “Bu sefer Amerika’ya gidip gelirken bana hediye getir!” diye söylüyorlar. Ama biri hediye istedikten sonar alırssa bu aslında hediye değildir. Veren kişi tek yönlü olarak karşılıksız verdiği zaman bu hediye oluyor. İnsanlar Ruh’un armağanını sadece düşündükleri için alsada olur almasada olur diye düşünüyorlar. Ama İnsanın çabasıyla değil Tanrı’nın lütfu olarak aldığımız için Ruh’un armağanı diyoruz. Almasakta sorun olmadığı için değil.

İsa bu dünyada kendi işini yaparken Kutsal Ruh’a tamamen dayandı. Biz de Tanrı’nın isteğini yerine getirmek için Ruh’u alıp O’na dayanmalıyız. Günümüzdeki insanlar, biri Kutsal Ruh’tan bahsederse hemen mistik yada pentikostçu olarak yargılar. Hatta bazı kilise biri İsa hakkında fazla konuşursa ona garip bir insan olarak davranıyor. Bu türlü kilisede ahlak, etik ve başarılı yaşamla ilgili b  ilgiler alınabilir ama İsa’yla ilgili sözleri işitmek zordur. Bir vaaz dünyadaki yaşam için ne kadar faydalı olsada İsa yoksa Tanrı’yla hiç alakasızdır.

İsa bu dünyaya gelmeden once de dünyada buyruk vardı ve birçok peygamber çalışıyordu. Ama buyruk yada peygamber insanın ruhunu günahından kurtaramaz. İnsan günahından dolayı mahvolmak zorunda olduğunu bilen Tanrı’nın sağladığı tek çözüm İsa Mesih’tir (Yuhanna 3:16). Buyruk insanın günahını açığa çıkarabildiğini, peygamberler ise günah işleyen insanlara uyarı mesajını verebildiğini ama sadece İsa aracılığıyla insanın ruhu günahından kurtulabildiğini Tanrı biliyordu. Bu nedenle buyruk ve peygamberleri göndermiş olan Tanrı en son çözüm olarak İsa Mesih’i gönderdi.

İsa çarmıhta ölüp dirilerek Baba Tanrı’nın verdiği işini tamamladı. Tanrı’nın bakış açısında Kutsal Ruh insanlara gelmezse de Tanrı’nın işi başarısız olmaz. Ama kurtulması gereken insanların bakış açısında Kutsal Ruh mutlaka gelmesi lazım. Yani yasa ve peygamberler varken İsa mutlaka gelmesi gerektiği gibi İsa çarmıhta kanını döktüğü halde Kutsal Ruh mutlaka gelmesi lazım.

Kutsal Ruh asla İsa’dan daha aşağı değildir. İsa Baba Tanrı’ya itaat etmek için bu dünyaya geldiğini söyledi ama Kutsal Ruh egemen olmak için geldi. İsa bütün Yasa ve peygamberlerden daha büyüktür. O “Ninova halkı, yargı günü bu kuşakla birlikte kalkıp bu kuşağı yargılayacak. Çünkü Ninovalılar, Yunus’un çağrısı üzerine tövbe ettiler. Bakın, Yunus’tan daha üstün olan buradadır. Güney Kraliçesi, yargı günü bu kuşakla birlikte kalkıp bu kuşağı yargılayacak. Çünkü kraliçe, Süleyman’ın bilgece sözlerini dinlemek için dünyanın ta öbür ucundan gelmişti. Bakın, Süleyman’dan daha üstün olan buradadır” (Matta 12:41-42) diye söyledi. Kadından doğanlar arasında Yahya’dan daha üstün olan yok. Ama vaftizci Yahya da İsa’ya ‘Eğilip O’nun çarıklarının bağını çözmeye bile layık değilim’ (Markos1:7) diye söyledi. İsa bu kadar büyüktür ama ‘Siz bana hakaret ettiniz ama benden sonra gelen kişiye öyle yapmamalısın. Ben ahırda doğdum, at yemliğinde yatıyordum ama Kutsal Ruh kendi tapınağında kalandır. Bu yüzden biri eğer tapınağını yıkarsa Tanrı da onu yıkacaktır’ (Matta 12:31-32, 1.Korintililer 3:17) diye sertçe uyardı.

Ama insanlar hâlâ Kutsal Ruh’a karşı duruyorlar ve küfür ediyorlar. Böyle Kutsal Ruh’u ihmal edenler nasıl pastörlük yapabilirler? Gerçekten üzülüyorum ki bugünlerde Kutsal Ruh’un işlerini vurgulayan pastör yada kilise kolayca tarikat olarak yargılanıyor. Ama günümüzde büyüyen kiliselerin ortak noktası Kutsal Ruh’a hürmet etmektir. Tanrı biri tarafından kullanılan pastör olmak isterse Ruh’un gücüyle çalışanları eleştirerek engelememeli, kendisi de Kutsal Ruh’a dayanarak çalışmalıdır. İnsanlar farkında olmadan yanlış teolojiler tarafından etkilenerek Kutsal Ruh’u engelliyorlar. Özellikle eğer o teoloji insanın bilgeliğini ve aklını vurgulayan liberal teolojisiyse daha problemli olur. Biz teolojinin teorilerinden daha çok İsa’nın sözlerine kulak vermeliyiz.